top of page

Ortodontik Tedavi

Prof. Dr. Tülin Arun  Ortodonti  Uzmanı

Ortodonti Nedir?

Ortodonti kelime anlamı olarak “düzgün diÅŸler” anlamına gelmektedir. DiÅŸhekimliÄŸinde Ortodonti, hastalara iyi bir fonksiyon (çiÄŸneme, konuÅŸma gibi) ve iyi bir estetik saÄŸlamak üzere geliÅŸmekte olan kapanış bozukluÄŸunun önlenmesi ve/veya düzeltilmesi için çalışan bilim dalını ifade etmektedir. Ortodontik tedavi ise, çapraşık diÅŸlerin ve hatalı geliÅŸim gösteren çenelerin ortodontik aygıtlar ve teller yardımıyla düzeltildiÄŸi tedavi ÅŸeklidir.

 

Ortodontik bozukluklar neden ve nasıl oluÅŸuyor? Aynı ailede aynı koÅŸullarda büyüyen ancak farklı yüz geliÅŸim özelliklerine sahip olan çocuklarda bu farkı oluÅŸturan sebepler nelerdir? Bu konudaki sorulara cevap vermeden önce çok kısa da olsa yüz geliÅŸiminin prensiplerinden söz etmemiz gerekiyor. GeliÅŸimi etkileyen temel olarak iki etken sözkonusu: genetik ve çevresel faktörler….

 

Genetik yapının ortodontik problemlerin oluşumunda etkisi

Her birey, taşıdığı genetik kodun geliÅŸimsel özelliklerine göre büyür ve geliÅŸir. Dolayısıyla genetik yapı, bir sonraki kuÅŸaÄŸa aktarıldığında mevcut iskeletsel özellikler de aktarılmış olur. EÄŸer bu yapı yüz geliÅŸimine ait iskeletsel bir geliÅŸim yetersizliÄŸi ya da fazlalığı ÅŸeklinde ise kiÅŸi pubertal atılım dönemine eriÅŸtiÄŸinde bu iskeletsel bozukluk net olarak fark edilir hale gelir. Ancak uzman kiÅŸiler bu durumu çok daha erken dönemde saptayabilir. Bu nedenle her saÄŸlıklı çocuk 7-8 yaÅŸlarında bir ortodontist tarafından muayene edilmeli ve geliÅŸimine ait bir problem olup olmadığı deÄŸerlendirilmelidir. Bu yaÅŸtaki çocukta hem sürekli diÅŸler ve hem de süt diÅŸleri ağızdadır. Ortodontik problemlerin erken tanısı sonucunda yapılacak tedavi de daha kolay olacaktır. Özellikle çeneleri ilgilendiren bozuklukların (iskeletsel sorunlar) tedavisi aktif büyüme ve geliÅŸim döneminde yapılabilmektedir.

 

GeliÅŸimsel iskeletsel problemlerin yanı sıra iskeletsel ve dental bozuklukların oluÅŸumunda çevresel faktörler de rol oynamakta ve yüz geliÅŸimi üzerinde etkili olmaktadır.

 

Çevresel faktörlerin ortodontik problemlerin oluÅŸumunda etkileri


1. Beslenme Bozuklukları:

Yeterli beslenemeyen kiÅŸilerde, çene ve yüz yapısında hacimsel küçülme meydana gelecek ve normal hacimdeki diÅŸler küçük çenelerde gerekli yeri bulamayacakları için çapraşıklıklar, rotasyonlar (dönme), hatta gömüklük olguları görülecektir.

2. Ağızdan Nefes Alma:

Uzun süre devam eden kronik iltihaplar nedeniyle bademcikler ve geniz etleri aşırı derecede büyüyebilir. Bu durumda solunum yolları daralır ve nefes alma güçlüÄŸü meydana gelir. Bu güçlüÄŸü yenebilmek ve o bölgedeki hava geçiÅŸ yolunu geniÅŸletebilmek amacıyla çocuk alt çenesini ve buna baÄŸlı olarak dilini öne alma zorunluluÄŸu duyar. Bu durum, uzun süre devam edecek olursa alt çenenin öne doÄŸru konumu yerleÅŸir. Dil ön diÅŸler arasına girer ve diÅŸlerin sürmelerine engel olursa açık kapanış meydana gelir. Aynı zamanda sürekli ağız solunumu yapılması (geceleri aÄŸzı açık olarak uyuma) üst çenenin büyüme potansiyelini negatif olarak etkiler ve üst çene daralır. Bu sebeple erken dönemdeki solunum problemleri (geniz eti, bademcikler vb.) mutlaka giderilmelidir.

3. Parmak Emme:

Yeni doÄŸmuÅŸ bir bebekte oldukça geliÅŸmiÅŸ bir emme mekanizması vardır. Emme içgüdüsü tatmin edilmemiÅŸ bir bebek, bu ihtiyacını gidermek için bazı alışkanlıklar edinir. Anne sütü ile 9-18 ay beslenen çocuklarda çoÄŸunlukla bu alışkanlık görülmez.
Yapılan araÅŸtırmalar parmak emmenin yaÅŸamın ilk birkaç haftasında açlığa baÄŸlı olarak geliÅŸtiÄŸini göstermiÅŸtir. DiÅŸlerin sürmeye baÅŸladığı dönemde lokal iritasyonlardan doÄŸan aÄŸrı, parmak emme yoluyla giderilebileceÄŸinden bu alışkanlığın diÅŸlenmeye yardımcı olduÄŸu düÅŸünülebilir. Parmak emme yaÅŸla azalır.

 

Çocuklar niçin parmak emer?

· Ani olarak anne memesi veya biberondan kesilme

· Bebek beslenirken emmesi çok kısa sürede sonlandırılırsa

· BebeÄŸi uzun periyotlarla beslemek

Parmak emme alışkanlığında erken dönemde önlem alınmasına gerek yoktur. Bu dönemde alışkanlığı önlemeye çalışmak, çocuÄŸun psikolojisini etkileyeceÄŸi için zararlıdır.
Parmak emme alışkanlığı ilk yıllarda bırakılırsa kendiliÄŸinden düzelme beklenir. 6-7 yaÅŸlarında hala devam ediyorsa habit breaker (alışkanlık kırıcı) isimli aygıtlara baÅŸvurulur. Alışkanlık tedaviye raÄŸmen devam ediyorsa psikolojik destek alınır.
Bu alışkanlığı devam ettiren çocukta, emilen parmaÄŸa ve sayısına göre etki alanında bulunan alt ve üst diÅŸlerde yer deÄŸiÅŸtirmeler ve kapanış bozuklukları görülecektir.

4. Yalancı Emzik Kullanımı:

Fizyolojik özellikleri olan bir emziÄŸin 1.5 yaşına kadar emilmesi zararlı deÄŸildir. Hatta çocuÄŸun parmak emme gibi kötü bir alışkanlık edinmesini önleme yönünden faydalıdır. Yalancı emzikler devamlı olarak kullanıldıkları zaman, ilgili dokularda uzun süreli etki yaparak çeÅŸitli düzensizlik ve kapanış bozukluklarına sebep olmaktadır.

​

5. Yatış Şekli:

Yatma ÅŸekli, genellikle alt çenenin yatma sırasındaki pozisyonunu belirler. Bu da bize alt çenenin ortalama günde 8 saat hangi konumda olduÄŸu hakkında iÅŸaret verir.ÖrneÄŸin yüz üstü yatan bir çocuk ile sırt üstü yatan bir çocukta alt çenenin konumu farklıdır.

​

6. DiÅŸ sıkma, tırnak yeme, kalem ısırma, dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar.


7. DiÅŸ eti problemlerine baÄŸlı diÅŸ düzensizlikleri.


8. Süt diÅŸlerinin erken kaybı.


9. 20 yaÅŸ diÅŸlerinin öndeki diÅŸleri sıkıştırmasına baÄŸlı düzensizlikler.


10. Erken daimi diÅŸ kaybına baÄŸlı olarak meydana gelen düzensizlikler.


11. Hormonal düzensizlikler, sistemik hastalıklar.

İşte tüm bu sayılan sebepler, geliÅŸim ve büyüme dönemi boyunca etkisini göstererek bireysel farkların ortaya çıkmasına ve ortodontik iskeletsel yapının normal veya anormal olarak ÅŸekillenmesine katkıda bulunmaktadır.

 

Erken dönemde yapılan koruyucu ortodontik tedavilerle, bazı geliÅŸimsel bozuklukların önlenmesi mümkündür. Ağız solunumu yapan bireyde, ağız solunumuna sebep olan etyolojik faktörün ortadan kaldırılması gibi, ya da ÅŸekil bozukluÄŸu oluÅŸmaya baÅŸladığında (çene darlığı) bunu düzeltebilecek koruyucu ortodontik aygıtlarla çenelerin geniÅŸletilip diÅŸlerin daha düzgün çıkması için gerekli yerlerin hazırlanması gibi.

 

Erken dönemde yapılacak tedaviler konusunda halkımızda yerleÅŸik bir inanış da mevcuttur. Ortodontik tedaviye baÅŸlamak için daimi diÅŸlerinin tümünün çıkmasının beklenmesinin daha iyi olacağı ÅŸeklinde pek de doÄŸru olmayan bir öngörü vardır. Oysa erken dönemde yapılacak tedavilerle, daimi diÅŸler için yer hazırlamak, çapraşıklığın ÅŸiddetini azaltmak ve mevcut kötü alışkanlıkların terk edilmesini saÄŸlayarak oluÅŸacak bozuklukların önlenmesi gibi avantajlar saÄŸlanabilir. (ÖrneÄŸin çocuklar büyürken geniÅŸletme aygıtları ile)

​

Ortodontik Bozukluklar Neden Tedavi Edilmelidir?


•  ÇoÄŸu insan daha çekici ve düzgün diÅŸler, güzel bir gülüÅŸ ile kendini daha rahat ve güvenli hisseder ve ortodontik tedavi görüntüyü düzelterek bireyin kendine güvenini artırır.


• KiÅŸinin düzgün konuÅŸmasına katkıda bulunur. Düzgün sıralanmayan üst ve alt ön diÅŸler ortodontik tedavi ile düzeltilebilecek konuÅŸma bozuklukları yaratabilirler.

 

Ciddi durumlarda besinleri ısırma ve parçalama zorlukları bile görülmektedir. Düzgün diÅŸ dizileri ve düzgün bir kapanış çiÄŸnemeyi ve hazmetmeyi kolaylaÅŸtırır.

 
• SaÄŸlıklı diÅŸ ve diÅŸetlerine katkıda bulunmaktadır.

Çünkü düzgün diÅŸlerle diÅŸ fırçalama ve diÅŸ ipi kullanımı daha rahat olduÄŸundan ağız hijyeni daha kolay saÄŸlanabilir. Bu, diÅŸetlerinin diÅŸle birleÅŸtiÄŸi yerdeki bakterilerden kaynaklanan ve diÅŸetlerine zarar veren diÅŸeti iltihabı gibi enfeksiyonların ve çürüklerin ortaya çıkma riskini de azaltır.


Ortodontik tedavi süresi nasıl belirlenir?

 

Olgunun ÅŸiddetine ve bireyin sahip olduÄŸu iskeletsel ve diÅŸsel bozukluÄŸa baÄŸlı olarak süre deÄŸiÅŸmekle birlikte ortalama iki –üç yıllık bir süreçten söz etmek mümkündür. Bu süreç boyunca 4 ila 6 haftalık aralıkla kontroller gereklidir. Ancak aktif ortodontik tedavi dönemi tamamlandığında, en azından büyüme geliÅŸim döneminin tamamlanmasına dek sürecek olan pasif pekiÅŸtirme dönemi baÅŸlar. Bu dönemde genellikle ön diÅŸlerin arkasına yerleÅŸtirilen sabit pekiÅŸtirme aygıtları uygulanarak hastanın takibi yapılır.

 

Uygun tedavi yaşı nasıl saptanır?


DiÅŸsel düzeltmelerde yaÅŸ sorun deÄŸildir. Hasta kaç yaşında olursa olsun tedavi mümkündür. Bireyin yaşına ve beklentilerine göre uygun aygıt seçilerek tedavi gerçekleÅŸtirilir. YaÅŸ büyüdükçe artan estetik kaygılar dikkate alınarak daha az belli olan estetik braketler ya da kiÅŸiye özel hazırlanan ÅŸeffaf plaklar (örn. Invisalign) tercih edilebilir. Aynı ÅŸekilde ortodontik tedavi mekanikleri de hastanın büyüme-geliÅŸim döneminde ya da eriÅŸkin olmasına baÄŸlı olarak farklı prensipler içerir.

 

Ancak bireyin kemik yapısında bir düzensizlik söz konusu ise yani iskeletsel bir problem mevcut ise yaÅŸ önemlidir. Mevcut iskeletsel problemin özellikleri dikkate alınarak hasta belirli peryotlarla kontrole çaÄŸrılarak tedavi için uygun zaman belirlenir.

Bu durumda bazı olgularda fonksiyonel tedaviye gereksinim vardır ve bu tedavi de ergenlik çağına kadar olan sürede yapılır. Geç kalındığında yani erken dönemde tedavi edilmediÄŸinde ise 18-22 yaşından sonra (bireyin büyüme geliÅŸimi tamamlandıktan sonra) uygulanacak cerrahi operasyonların da ortodontik tedaviye eklenmesi gerekir. Kimi zamanda iskeletsel ortodontik bozukluÄŸun taşıdığı spesifik özellikler nedeniyle zaten tedavi için büyüme ve geliÅŸim döneminin tamamlanması gerekli olur. Bu gibi durumlar söz konusu olduÄŸunda interdisipliner bir tedavi protokolü geçerli olur. Ortodontist ve plastik cerrahın iÅŸbirliÄŸi içinde çalışarak gerçekleÅŸtirdiÄŸi ortognatik cerrahi (orotodontik tedavi + maksillofasyal cerrahi) uygulamaları gerçekleÅŸtirilir.

 

Ortodontik tedavi maliyetleri

 

Ortodontik tedavi bedeli tedavi süreci, ortodontik bozukluÄŸun ÅŸiddeti, tedavi tekniÄŸi, tedavide kullanılacak tıbbi malzeme, laboratuar ücretleri, tedaviyi uygulayacak olan hekimin tecrübesi, bilgisi ve tedaviyi gerçekleÅŸtireceÄŸi ortam dikkate alınarak belirlenir.

 

 

Ortodontik tedaviye baÅŸlamak üzere olan hastalara öneriler

 

Ortodontik tedaviyi gerçekleÅŸtirecek hekim, mutlaka

4 yıllık ortodonti programını tamamlamış, ortodontist diplomasına sahip bir diÅŸhekimi olmalıdır. Ortodontik tedavi öncesinde ağız hijyeninin en üst seviyeye çıkmış olması, ağızda bulunan daimi diÅŸlerin fisür örtücülerle korumaya alınmış olması önerilir. Ortodontik tedavi sırasında baÅŸarılı bir sonuca ulaÅŸmak için ortodontistin önerilerine uyarak hastanın yediklerine, içtiklerine ve ağız bakımına çok dikkat etmesi gereklidir.

​

Prof. Dr. Tülin Arun

bottom of page